Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan Kovid-19'a ilişkin yeni tedbirleri açıkladı

17 Kas 2020
138 kez

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hafta sonları tedarik ve üretim zincirleri aksamayacak şekilde 10.00 ile 20.00 saatleri arası dışında sokağa çıkma sınırlaması uygulanacak." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslenen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şimdiye kadar 1 milyon 350 bin kişinin hayatına mal olan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının tüm dünyada yayılmaya devam ettiğini belirterek, insanlık tarihinin yakın zamanda yaşadığı bu en büyük salgının önüne geçecek kesin bir çarenin henüz bulunamadığını hatırlattı.

Koruyucu tedbirler, aşı çalışmalarında ümit verici gelişmeler yaşanmakla birlikte tehdidin artarak sürdüğüne işaret eden Erdoğan, salgının ilk başladığı dönemlerdeki öngörülerin çok ötesinde ağır bir durumla karşı karşıya olunduğunu söyledi.

Sonbaharla birlikte yeniden tırmanışa geçen, hasta ve ölüm sayılarının Avrupa'da ve dünyanın pek çok yerinde tedbirlerin sıkılaştırılması sonucunu doğurduğuna dikkati çeken Erdoğan, Türkiye'de de İstanbul başta olmak üzere kimi şehirlerde ciddi seviyelere ulaşan hasta ve ölüm sayılarının çok daha dikkatli olunması gerektiğine işaret ettiğini belirtti.

Sağlık altyapısı ve sağlık çalışanlarının sınırlarını zorlamadan "TAMAM" diye ifade ettikleri "Temizlik, maske, mesafe" kurallarına riayet ederek bu salgının atlatılması gerektiğine değinen Erdoğan, "Şayet salgının seyri tırmanışını sürdürürse hepimiz için can acıtıcı neticelere yol açan tedbirlerin tekrar gündeme gelmesi kaçınılmaz hale gelir." diye konuştu.

Türkiye'nin salgınla mücadeleyi, ekonomiyi ayakta tutarak başarıya ulaştırma mecburiyeti olduğunu dile getiren Erdoğan, devletin, kısa çalışma ödeneğinden sosyal yardımlara kadar her alanda milletin yanında bulunduğunu vurguladı.

Sanayiciden ihracatçıya, esnaftan işçiye kadar ihtiyaç duyan her kesime destek verildiğini hatırlatan Erdoğan, "Milletimizden, bu fedakarlıkların boşa gitmemesi için salgınla mücadele kurallarına uymada daha fazla hassasiyet, fazla katkı bekliyoruz. Yaşanan zorlukların ve sıkıntıların elbette farkındayız. Amacımız ülkemizi bir an önce bu salgın illetinden kurtararak, asıl gündemimize çok daha fazla odaklanmak, tüm enerjimizi hedeflerimize ulaşmaya hasretmektir. Bunu da hep birlikte başaracağız." ifadelerini kullandı.

"Hafta sonları 10.00 ile 20.00 saatleri arası dışında sokağa çıkma sınırlaması uygulanacak"

Erdoğan, Kabine Toplantısı'nda yapılan istişareler sonunda yeni tedbirleri hayata geçirmeye karar verdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Buna göre, hafta sonları tedarik ve üretim zincirleri aksamayacak şekilde 10.00 ile 20.00 saatleri arası dışında sokağa çıkma sınırlaması uygulanacak. Ara tatilde olan okullardaki eğitim öğretim yıl sonuna kadar online olarak sürdürülecek. Halen 65 yaş üstü için uygulanan belirli saatlerde sokağa çıkma uygulaması, çalışanlar hariç olmak üzere 20 yaş altına da teşmil edilecek. Alışveriş merkezleri, marketler, berber ve kuaförler gibi işletmelerin çalışma süreleri saat 10.00 ile 20.00 arası olarak sınırlanacak. Sinemalar, sektörün talebine de uygun şekilde yıl sonuna kadar kapalı kalacak.

Kafelerde sadece paket servis uygulamasına geçilecek. Kıraathanelerimizin faaliyetlerini bir süre ara verilecek. Tüm spor müsabakaları seyircisiz oynanmaya devam edecek. Halı sahaların faaliyetlerine ara verilecek. Şehirlerimizin, ana cadde ve meydanlarındaki sigara içme yasağı sürecek. İl hıfzıssıhha kurulları bu sınırlamayı genişletebilecek. Kamu ve özel sektör iş yerlerindeki esnek mesai düzenine ve mesai saatlerinin yoğunluk oluşturmayacak şekilde belirlenmesi uygulamasına hassasiyet gösterilecek. Tüm bu hususlarla ilgili ayrıntılar İçişleri Bakanlığımızın genelgesinde yer alacaktır. Hep birlikte fedakarlık yaparak, inşallah bu salgın musibetinin üstesinden gelerek, sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geleceğe bakacağız. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun."

"Kapalı Maraş'a yaptığımız ziyaretin mesajını anlamamış olanların bu programa piknik gözüyle bakması pek tabiidir"

Erdoğan, geçen pazar günü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 37'nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Ada'ya bir ziyaret gerçekleştirdiklerini anımsattı.

KKTC'nin, Kıbrıs Türkü'nün hukuk, eşitlik ve varoluş mücadelesinin en kıymetli eseri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından yaptığımız bu ziyaretin her iki taraf için de önemli mesajlar içerdiğine inanıyorum. Ziyaretimizde bizlere Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, bakanlarımız, eski meclis başkanlarımız, milletvekillerimiz ve muharip gazilerimiz eşlik etti. Kıbrıs'a ayak basışımızdan ayrıldığımız ana kadar şahit olduğumuz muhabbet sebebiyle Kıbrıslı kardeşlerime şükranlarımı sunuyor." ifadelerini kullandı.

Ada'da ilk olarak 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı törenlerine iştirak ederek Kıbrıs Türkü'nün bayram sevincine ortak olduklarını hatırlatan Erdoğan, daha sonra uzun bir aranın ardından yeniden kullanıma açılan Kapalı Maraş bölgesine geçtiklerini belirtti.

Kapalı Maraş'ın bugüne kadar kapalı tutulmasının Kıbrıs Türk tarafının samimiyetinin ve iyi niyetinin bir göstergesi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Ancak bu iyi niyet jesti, Rum tarafında hiçbir zaman karşılık bulmadı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti, bir süre önce Kapalı Maraş'ın sahil şeridini halka açtı. Bu cesur adımı biz de destekliyoruz. Kapalı Maraş'ta kullanıma açılan bölgenin yollarını 15 gün gibi kısa bir sürede asfaltladık. Bisiklet yolu, kaldırım tamiri, içme suyu tesisi, çocuk oyun parkları, büfe, bank, çevre düzenlemesi gibi hizmetleri hayata geçirdik. Heyetimiz ve Kıbrıs halkı ile birlikte Maraş'ta gerçekleştirdiğimiz program bölgenin bundan sonra hızla canlanmasını sağlayacak adımlar konusundaki kararlılığımızın da ifadesidir. Kıbrıs meselesinden bihaber, Kapalı Maraş'ın açılmasının stratejik önemini kavrayamamış, bizim oraya yaptığımız ziyaretin mesajını anlamamış olanların bu programa piknik gözüyle bakması pek tabiidir. Hamdolsun milletimiz, meselenin ne olduğunu da orada yaptığımız işin manasını da gayet iyi biliyor. Her konuda olduğu gibi sağlık ve özellikle son dönemde tüm dünyayı etkileyen salgın hususunda da Kıbrıslı kardeşlerimizin yanındayız. Bu çerçevede kısa sürede inşasını tamamladığımız 100 yataklı Lefkoşe Acil Durum Hastanesi'nin de açılışını yaptık. Hastanemizle birlikte 5 ambulansı da hizmete soktuk."

"Yeni bir gelecek inşası için hep beraber kolları sıvıyoruz"

Kıbrıs'a 500 yataklı bir hastanenin inşası için de hazırlıklara başladıklarını, törenin ardından Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, "Sayın Tatar, Cumhurbaşkanı seçilmesinin hemen ardından Ankara'yı ziyaret etmişti. Böylece iadeiziyaretimizi de gerçekleştirmiş olduk. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar ile ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin daha da güçlendirilmesi için atılacak adımları değerlendirdik." dedi.

Ziyaretle, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni birbirinden ayırmak isteyenlere en güzel cevabı verdiklerine inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rum-Yunan ikilisinin uzlaşmaz tutumları sebebiyle artık yeniden konuşulması, tartışılması, müzakeresi anlamsız hale gelen hususları bir kenara bırakarak yeni bir gelecek inşası için hep beraber kolları sıvıyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gerçeğini bölgede ve tüm dünyada kabul ettirecek bir döneme girdiğimize inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Ziyarette gösterdikleri samimi teveccüh için Kıbrıs halkına bir kez daha şükranlarını ileten Erdoğan, "Böyle milli bir meselede Türkiye'nin yanında yer alan siyasi partilerimizin, meslek kuruluşlarımızın ve sivil toplum örgütlerimizin temsilcilerine de ayrıca şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum." dedi.

"Türkiye Afet Müdahale Planı işlemeye başlamıştır"

İzmir depreminin Türkiye'nin hem doğal afetler gerçeğini bir kez daha hatırlattığını hem de afet öncesi ve sonrası hazırlıkların gözden geçirilmesine vesile olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu çerçevede İzmir depreminde iyi bir sınav verdiğimize inanıyorum. Depremin gerçekleştiği 30 Ekim saat 14.51'den itibaren Türkiye Afet Müdahale Planı işlemeye başlamıştır. İzmir'deki AFAD ekipleri hemen harekete geçmiş, çevre illerdeki ekipler de derhal İzmir'e destek için yola çıkmışlardır. Depremin birinci saatinde AFAD İzmir ekipleri, itfaiye birimleri, şehirdeki sivil toplum kuruluşlarının arama kurtarma ekipleri, Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri, acil yardım ekipleri sahada çalışmaya başlamıştı. Aynı şekilde ilk dakikalardan itibaren emniyet, jandarma ve Türk Silahlı Kuvvetleri birimleri hem personelleri ile hem helikopter ve insansız hava araçlarıyla destek için afet bölgesindeki yerlerini almışlardı. Depremin ikinci saatinde 25 bin kişilik mobil mutfak ve 50 personel bölgeye sevk edilmiş, AFAD'ın lojistik depolarında çadır ve battaniye gibi barınma ihtiyaçları yola çıkarılmıştı. Depremin altıncı saatinde diğer bölgelerden kara ve hava yoluyla 2 binin üzerinde arama kurtarma personeli ve 15 arama kurtarma köpeği bölgeye ulaşmak üzere yola çıkmıştı. Depremin 10'uncu saatinde Türkiye Arama Kurtarma Planı kapsamında 7 temel ihtiyacın karşılanması için binlerce personel sahada bilfiil çalışmalarda görev almış durumdaydı. Depremin 12'ci saatinde 100 psiko-sosyal destek personeli, depremzedelerle görüşme yapmaya başlamıştı. Depremin 24'üncü saatinde hasar tespit çalışmaları için 520 personel sahaya inmişti. Depremin 48'inci saatinde binin üzerinde çadırın kurulumu tamamlanmış, depremzedelerin kullanımına sunulmuştur. Depremin 72'nci saatinde Türkiye Arama Kurtarma Planı kapsamında 8 binin üzerinde personel ve 1200 araç sahada faaliyet halindeydi."

 

Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz, kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.